Kuruluşu çok eski dönemlere kadar
uzanan Ladik, 1880 yılına kadar bucak olarak
Havza ilçesini de içine alırken, 1880-1925 yılları
arasında Sivas sancağının Amasya iline, bu tarihten
sonra bir müddet nahiye olarak Havza ilçesine
bağlanır. 1929 yılında ise Samsun'a bağlı bir ilçe
konumuna getirilir.
Ankara -
Samsun Karayolu üzerinde, Toptepe sapağı ile
başlayan Erzincan karayolunun 12. kilometresinde
bulunan Akdağ'ın eteklerine kurulmuş olan ilçe, il
merkezine 80 km uzaklıktadır.
Sahilden 950m yükseklikte
olması Ladik'i iklim ve doğal ortam
yönleriyle diğer Samsun ilçelerinden farklı kılar.
Her mevsim serin ve yağışlı olan karasal iklimi
nedeniyle yeşilliğini sürekli koruyabilen ilçe bu
yönüyle Bursa ilini andırır, "Küçük Bursa" olarak
adlandırılır.
Bu özelliklerinden dolayı
Osmanlı şehzadelerinin Ladik yaylalarına
eğitim ve avlanma amacıyla her yaz ve kış
mevsimlerinde geldikleri tarih kitaplarında dile
getirilir.
İlçenin adının nereden
geldiği ile ilgili olarak dört ayrı rivayet vardır.
1. Bunlardan ilki ilçenin,
Amasya hükümdarı VI. Büyük Midridates'in "Ladoikiye"
adlı hanımı tarafından M.Ö. 131 yılında
kurulduğundan buraya "Laodikiye" denildiği ve
zamanla bu adın "Ladik" şekline dönüştüğü
şeklindeki rivayettir.
2.Evliya Çelebi
Seyahatnamesinde şehrin, Amasya hükümdarından "Havik"
tarafından kurulduğu, daha sonra "Havik" isminin "Ladik"
olarak değiştiğini belirtmektedir.
3.Evliya Çelebi aynı
eserinde aynı eserinde ilçenin adıyla ilgili olarak
şöyle bir rivayette bulunur. "Bu kasabanın ilk
fethinde Selman Gazi kaleye girer. ve "Kalenin
burcuna sancağı dikmeyeyim mi?" diye Melik Ahmet
Danişment Gazi'ye sorar. Melik "La,dik!", yani
"Hayır,dik" diye emir verir. Bunun üzerine de bu
kasabaya Ladik adı verilir."
4.Başka bir rivayet ise Oğuz
komutanlarından Melik Ahmet Danişment Gazi'nin "İledük
Hatun"ismindeki kızının anısına ilçeye "Ladik"
denildiğidir.